Topluluk Enerjisine Giriş

Tanım

 

Yenilenebilir enerji projeleri, çok farklı sonuçlara yol açan farklı sahiplik modelleriyle geliştirilebilir. Şu anda dünyada, topluluk sahipliği kavramı için çok farklı tanımlar yapılmaktadır. Bu projede topluluk sahipliği, yenilenebilir enerji projeleri tarafından yaratılan gelirin yerel topluluğun üyelerine fayda sağlayacak şekilde, onların yararına kullanılması hedefi üzerine odaklanmaktadır. Yani esas amaç kamu yararı, ortak fayda sağlamaktır. Esas amacı özel kazanç sağlamak olan ticari sahiplik modellerinden bu açıdan farklıdır.

 

Bu tanımlara göre kar amacı güden şirketler (yerel kooperatifler –birlikler– dahil), ticari sahipler olarak sınıflandırılırken, kar amacı gütmeyen kooperatifler, belediye firmaları ve topluluk vakıfları topluluk sahipliği olarak görülür. Bireylere ait yenilenebilir enerjilerin, topluluk sahipliği olarak görülmediğini vurgulamak gerekir.

 

Yenilenebilir Enerji Projelerinde Topluluk Enerjisi

 

  • Yenilenebilir enerji projelerinin topluluk sahipliğinde olması, tüketiciler için elektrik fiyatlarını düşürür, yerel kalkınmayı destekler, enerji demokrasisini teşvik eder ve yerel kabulü arttırır.
  • Fazla enerjinin, “liyakat sistemi etkisi”niazaltmak ve depolanabilen ve sera gazı salımına yol açan yakıtların kullanımını düşürmek için elektrik, ısıtma/soğutma, gaz ve ulaşım sistemlerinin entegrasyonuyla ele alınması gereklidir.
  • Yerel halkın onayını ve kabulünü almak, tüketiciler ve çevre için çok önemlidir.
  • Yenilenebilir enerji projelerinden elde edilen faydaların ve kazanımların yerel kalkınma yoluyla dağıtılması yerel kabul sağlanması için zorunludur.
  • Ulusal ve yerel yönetimler yenilenebilir enerji projelerinin topluluk sahipliğinde olmasını desteklemelidir.
  • Yetkililer, topluluk sahipliğinde olacak yenilenebilir enerji tesisleri için sahalar belirlemelidir ve ticari enerji projeleri için topluluk yararı koşullarını tanımlamalıdır.

 

Enerji Demokrasisi

 

Yenilenebilir enerji çok hızlı büyüyor. Teknolojik gelişmeler ve destek stratejileri gelecek vaat eden çözümlerin gelişmesini sağlıyor. Bununla birlikte devamlı bir gelişme sağlamak için topluluğa odaklı organizasyon ve destek yapıları oluşturmak mecburidir. Kâr odaklı gelişim, uygulamanın öncü aşamalarında işe yarayan bir prosedür olabilir ancak uzun süreli bir yenilenebilir enerji toplumu elde etmek için yerel kent sakinlerinin yenilenebilir enerji projelerindeki temel odak noktası olması gereklidir.

 

Yenilenebilir enerji projelerinin yakınında yaşayan topluluklar çoğunlukla göz ardı edilmektedir ve yatırımcıların kârını arttırmak amacıyla onların ihtiyaçlarının ve çıkarlarının görmezden gelinmesi (hatta bazen projeler yerel kooperatiflerin parçası olduğunda bile) yenilenebilir enerjiye karşı güçlü bir muhalefete yol açmaktadır.

 

Yerel toplulukların desteğini sağlamak ve yerel faydaları maksimuma çıkarmak için tüm yenilenebilir enerji projelerini demokratik bir şekilde geliştirmeye başlamanın zamanı geldi. Bu proje, mevcut enerji sisteminin odağının, vatandaşlara, yerel topluluklara ve çevrenin korunmasına daha fazla fayda sağlayacak şekilde yeniden odaklandırılmasını savunmaktadır. İklim değişikliği sorununu çözme yolunda gerekli olan kuantum sıçramasını sağlamak için, yenilenebilir enerji alanında yerel toplulukların yararına olan yenilenebilir enerji sahipliği modellerine ihtiyacımız var.

 

Yerel Halkın Onayı ve Kabulü

 

Pek çok insan iklim değişikliği konusunda taşınan büyük sorumluluğun farkında ve bu nedenle de yenilenebilir enerjiyi destekliyor. Bununla birlikte, yerel seviyede gittikçe büyüyen bir kitle evlerinin yakınında yenilenebilir enerji tesisleri olmasına karşı çıkıyor. Dünyanın pek çok bölgesinde, yerel halkın protestoları yenilenebilir enerji projelerinin (özellikle rüzgar enerji ve biyogaz) geliştirilmesini engelliyor. Bunun sonucunda da fosil yakıtlar yanmaya devam ediyor ve bu da iklim değişikliğine neden oluyor.

 

Yenilenebilir enerji projelerine karşı çıkan pek çok kent sakini, projelerin durdurulmasını istemelerinin nedeni olarak çevrelerinde yol açtıkları etkileri gösteriyorlar. Ancak kanıtlar estetik, gürültü ve diğer yerel etkiler üzerine dayanan argümanların bu muhalefetin esas sebepleri olmadıklarını gösteriyor. Örneğin Hvide Sande’de (Danimarka) rüzgar türbini projeleri geçmişte güçlü bir yerel muhalefetle karşı karşıya gelerek iptal edildiler ancak son dönemdeki projeler, onlara geçmişte karşı çıkan aynı yerel halk tarafından kabul edildi; hem de yeni projelerin daha büyük makinalar kullanmasına ve başlangıçta reddedilen projelerle benzer teknik özelliklere sahip olmasına rağmen.

 

Muhalefeti doğru ele almanın ve toplumun desteğini arttırmanın anahtarı, projelerin sağladığı fayda ve getirileri tüm yerel topluluk içinde net bir şekilde paylaştıran bir gelişim modeli kullanarak yenilenebilir enerji girişimlerinin yerel sahipliğini sağlamaktır. Bu, topluluk sahipliğidir.

 

Topluluğun Kalkınması

 

Yerel kalkınmayı destekleyen yenilenebilir enerji projeleri hakkında konuşurken genellikle yeni istihdam (genellikle tesisin inşası ve bakımı ile ilişkili) yaratılmasından veya daha seyrek olarak da yerel kooperatiflerin hissedarları için ekonomik getirilerden bahsediyoruz. Ancak yenilenebilir enerji projeleri, kuruldukları alandaki yerel topluluğun gelişimiyle ilgili olarak çok daha fazlasını yapabilir.

 

Pratik deneyimler, uygun sahiplik modelleri uygulandığında yenilenebilir enerji projelerinin yerel gelişimi destekleyebildiğini gösterdi. Topluluk sahipliği modelleri, yenilenebilir enerjinin satışından elde edilen geliri yerel toplulukların ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyor; örneğin, altyapıyı iyileştirme, yeni istihdam yaratma, kırsal alanlardaki okullara finansman, yaşlı ve/veya hasta kişilerin bakımı, çevre projeleri, yoksulluk ve sınırlı enerji erişimi ile mücadele, yerel kuruluşlara destek sağlama, yerel kamu e-ulaşımı vd. Kısacası, sadece birkaç yatırımcı için değil, topluluktaki herkes için fayda sağlanıyor ve böylece yenilenebilir enerjinin yerel bir gelişim kaynağı olduğunu görebiliyorlar.

 

Kişi başı gelirin çok düşük olduğu ve yüksek oranda kentsel bölgelere göçün yaşandığı kırsal bölgeler, Hvide Sande örneğinde olduğu gibi yenilenebilir enerjilerin getirdiği bu yeni gelir akışından özellikle faydalanabilirler. Topluluk sahipliği modelleri için güçlü bir yerel halk desteği sağlanması, yenilenebilir enerjinin tüm dünyada tam kapasitesiyle büyümesi için çok önemlidir.