Katılımcılar

bedri yay

-Kendinizi kısaca tanıtınız:

Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden 2008 yılında mezun oldum. 2009 yılından itibaren Dicle Kalkınma Ajansı(DİKA)  tarafından yürütülen bölgesel kalkınma faaliyetlerinde görev aldım. 2013 yılından itibaren ise aynı alanda Diyarbakır ve Şanlıurfa illerinde faaliyet yürütmekte olan Karacadağ Kalkınma Ajansında çalışmaya başladım, halen bu alandaki çalışmalarıma devam etmekteyim.

-Kentinizde daha önce yenilenebilir enerji ile ilgili farkındalık düzeyi nasıldı?

Kalkınma Ajansı olarak 2014 yılından itibaren, 2013 yılında bakanlıkça onaylanan TRC2 Bölge Planı temelinde Yenilenebilir Enerji Mali Destek Programları(MDP) düzenlemeye başlandı. MDP çalışmalarına başlandığında yenilenebilir enerji ile ilgililik düzeyi oldukça yüksekti, ancak işin bürokratik ve teknik detayları hakkında bilgi sahibi olunmaya başlandığında ilgi düzeyi daha reel bir tabana oturmuş oldu. 2014, 2015, ve 2016 yıllarında düzenlediğimiz MDP’lere, yaşanan ekonomik ve sosyal sıkıntılara rağmen ilgi düzeyini korumaya devam ederek ilerleme sağlandı.

-Yenilenebilir enerji ile ne kadar ilgiliydiniz? Varsa yaptığınız çalışmaları yazınız.

Yenilenebilir Enerji alanı ile ilgililik Yüksek Öğrenim sırasında Termodinamik dersimizi vermekte olan Prof. Dr. Tanay Sıdkı UYAR hocamızın proje ödevi olarak yenilenebilir enerji konularının araştırılması ve ham data toplanması üzerine başladı. DİKA’da ki çalışma yıllarında ve sonrasındaki Karacadağ Kalkınma Ajansının hem Bölgesel Gelişme Planı çalışmalarında hem de  GAP İdaresi ile birlikte düzenlenen çeşitli çalışmalarda görev aldım.

-Yenilenebilir enerji ile ilgili Danimarka’da gördükleriniz sizi nasıl etkiledi?

Danimarka Ziyaretinde yer almadım.

-Kentinizde yapılan yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ajans olarak düzenlediğimiz MDP’ler kapsamında aslında oluşturmak istediğimiz şey; kurumların ve işletmelerin yenilenebilir enerji konusunda bölgenin konumu ve mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde bölgenin sahip olduğu potansiyelin farkına varmaları, yenilenebilir enerji teknolojileri hakkında daha fazla bilgiye sahip olabilmeleri için pilot uygulamak geliştirmek idi. Nitekim desteklenen ve uygulanan projeler ile bu amaca belli bir seviyede ulaşıldığı; destek alamayan projelerin de kendi öz kaynakları ile faaliyete geçirmeye çalışmaları ile anlaşılmaktadır.

-Bundan sonra kentinizde bu konuda hangi adımlar atılmalı?

Ajans uygulamaları ve diğer bireysel uygulamalar ışığında, henüz bu alanda yolun başında olduğumuzu görmekteyiz. Temel düzeyde kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra özel işletmelerin bu alanda daha fazla proje uygulayarak, daha fazla yatırım yaparak öncülük etmeleri gerektiği görülmektedir. Üniversitelerin sahip olduğu eğitim ve araştırma imkanlarını özel işletme veya bu alanda yatırım yapmak isteyen elektrik tüketicilerine daha fazla sunması ve yaygınlaştırmasının faydaları zaman içinde görülecektir. Gerek Üniversiteler, gerekse de kamu kurum ve kuruluşları hem kurdukları/kuracakları yenilenebilir enerji tesisleri ile beraber kendi bünyelerinde birer eğitim ve danışmanlık hizmeti büroları açmaları doğru yatırım kararlarının verilmesine olağanüstü katkılar sunacaktır.

Bütün bunların yanı sıra elektrik ve ısı enerjisini son kullanıcılarına kadar yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması için gerekli özel ve tüzel(kooperatif, topluluk…vb) yapıların oluşturulmasının sağlayacak birliktelikler, toplantılar, bilgilendirmeler yapılması yolun başında olan bir şehir için oldukça faydalı olacaktır.

-Bu proje kapsamında neler öğrendiniz?

Bu proje kapsamında;

%100 yenilenebilir enerji fikrinin aslında gerçekleşebilir bir hedef olduğunu,

Bu hedefin gerçekleşmesi için son tüketicinin işin aslı unsuru olduğunu,

Üniversiteler, STK’lar, kamu kurum ve kuruluşları ve yerel yönetimlerin eşgüdümünün önemini

Üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ve yerel yönetimlerin yol göstericiliğinin önemini,

daha net kavradım.

 

-Yenilenebilir enerjinin geleceği hakkında düşüncelerinizi yazınız.

Yenilenebilir enerji veya genel tabir ile temiz enerji sadece bir il, bölge veya ülkede yaygınlaşması yeterli değildir. Ancak herkesin kendi sorumluluk çerçevesinde yenilenebilir enerji alanında yeterli dikkat ve özeni göstermesi gerekmektedir. Bu başarıldığı takdirde yenilenebilir enerjinin geleceği hem bölgemizde hem de insanlık için henüz tek yaşam alanı olan dünyamızda daha sağlıklı bir yapıya kavuşur.

-Kentinizde bu projeden sonra yapmayı düşündüğünüz veya destek vermek istediğiniz bir projeniz var mıdır?

Ajans MDP’leri kapsamında projeleri desteklemeye devam etmeyi hedeflemekteyiz.

Saygılarımla.

Bedri YAY.

05.01.2017 / DİYARBAKIR

-Kendinizi kısaca tanıtınız:

Y.Doç.Dr. Bilal Gümüş. Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım. Uzmanlık alanlarım arasında elektrik makinaları, güç elektroniği ve yenilenebilir enerji kaynakları bulunmaktadır.  Bu konular ile ilgili bir çok yayınım ve projem mevcuttur.

-Kentinizde daha önce yenilenebilir enerji ile ilgili farkındalık düzeyi nasıldı?

Kentimizde yenilenebilir enerji ile ilgili farkındalık düzeyi 2000’li yılların başında oldukça azdı. Kent genelinde güneş enerjisinden sıcak su eldesi dışında yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanılmamaktaydı. Kentte Sümerpark yerleşkesinde yapılan Güneş Evi farkındalık yaratma konusunda oldukça önemli bir rol oynadı. Özellikle okul çağındaki çocukların evi ziyareti ile yenilenebilir enerji kaynaklarından ihtiyacı olan enerjinin tamamını kendi üretebilmenin mümkün olduğu fikri yayılmaya başladı.  Son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarından lisanssız elektrik üretim ile ilgili yönetmeliklerin yürürlüğe girmesi ile daha büyük ölçekte tesisler de yapılmaya başlandı. Kentte 2015 yılında 250 kW ile 600 kW arasında güçlere sahip güneş enerjisi santrallerinin yapımı tamamlanarak devreye alındı.  Böylelikle daha büyük ölçekte yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretmenin mümkün olduğu görülebilir hale geldi. Bu gibi örnek tesisler sonucunda farkındalık düzeyi artmakla birlikte hala istenilen düzeyin oldukça gerisinde olduğu kanaatindeyim.

-Yenilenebilir enerji ile ne kadar ilgiliydiniz? Varsa yaptığınız çalışmaları yazınız.

Yenilenebilir enerji kaynakları ile uzun yıllardır ilgileniyorum. Bu konuda yapılmış lisansüstü tezleri yönettim. Diyarbakır Güneş Evi danışma kurulunda evin yapımında yer aldım. Güneş enerjili sulama sistemi uygulaması gerçekleştirdim. Bu konuda bir çok tebliğ ve yayın hazırladım. Son olarak Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi bünyesinde 250 kWp kurulu güce sahip bir güneş santrali yapım projesini yürüttüm. Bir yılı aşkın süredir santral üretim yapmaktadır. Bunun yanında yenilenebilir enerji kaynakları konusunda eğitim çalışmalarım devam etmektedir.

-Yenilenebilir enerji ile ilgili Danimarka’da gördükleriniz sizi nasıl etkiledi?

Danimarka gezisine katılamadım. Ancak daha önce benzer bir Avrupa Birliği Projesi kapsamında Almanya’da bulunmuştum. Almanya’da yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili uygulamaları yerinde görme ve inceleme fırsatı buldum. Bu alanda gördüklerim beni çok etkiledi. Özellikle bir yaşam biçimi olarak yenilenebilir enerjiden faydalanmayı ilke edinen yerleşim yerleri, %100 yenilenebilir enerji ile yaşamın mümkün olduğunun gerçek bir örneği olarak karşıma çıktı. Uzun zamandır bu konuda çalışan biri olarak uygulamaların kent ölçeğinde uygulanması beni oldukça heyecanlandırmış ve mutlu etmişti. Gördüğüm uygulamalar sayesinde bu örneklerin ülkemizde de yapılabileceğine olan inancım artmıştı.

-Kentinizde yapılan yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kentimizde yapılan yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmaları yeterli bulmuyorum. Diyarbakır ‘da özellikle güneş enerjisi açısından çok ciddi bir potansiyel mevcut. Ancak bu enerjinin kullanımı minimum düzeyde.  Güneş enerjisinden su elde eden kollektörlü ısıtıcılar bile doğalgazın kentte kullanılmaya başlanması ile terkedilir oldular. Bütüncül bir yaklaşımla yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanma konusunda karar vericiler politikalar geliştirememekte.  Yapılan bir kaç uygulama potansiyelin ve ihtiyacın çok gerisinde kalmakta.

-Bundan sonra kentinizde bu konuda hangi adımlar atılmalı?

Öncelikle bütüncül bir yaklaşımla kentin tüm paydaşlarının içinde olacağı yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği politikaları belirlenmeli. Gerçekçi, uygulanabilir hedefler konularak bunlar hayata geçirilmeli. Yeni yapılacak yapıların kendi enerjisini kendisi üretebilir yapıda olmasına dikkat edilmeli. Bütün uygulamalarda yenilenebilir enerjiden faydalanma olanakları araştırılmalı ve bunlar kullanılmalı. Bitkisel ve hayvansal atıklardan enerji üretmede yararlanma konusunda projeler gerçekleştirilmeli. Bu projelerin hayata geçirilmesi ve özendirilmesi konusunda da gerekli destekler verilmeli diye düşünüyorum.

-Bu proje kapsamında neler öğrendiniz?

Bu proje kapsamında toplumun farklı kesimlerinin yenilenebilir enerjiden yararlanma amacı etrafında toplanıp fikirler üretebildiğini, farkındalık yaratılabildiğini gördüm. Bence projenin en önemli kazanımlarından birisi de budur. Bir kentte yaşayanlar kendi gelecekleri ve yaşam koşulları hakkında olumlu planlamalar yaparak, bunları hayata geçirmek için çaba sarf etmelidir. Proje kapsamında bir araya gelen farklı kesimlerden grupların bu fikirleri kendi hinterlandında yaymaları ve bu amaçla çabalamaları yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanma ve fosil yakıtları terk etme konusunda itici güç olabilecektir.

-Yenilenebilir enerjinin geleceği hakkında düşüncelerinizi yazınız.

Dünyada yaşanan iklim değişikliği yenilenebilir enerjiden maksimum oranda yararlanmayı zorunlu kılıyor. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda bu alandaki yatırımlar ve uygulamalar hızla artacaktır. Bu alanda yapılacak yeni çalışmalar, geliştirilecek yeni ürünler ve yöntemler daha verimli sistemlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.

-Kentinizde bu projeden sonra yapmayı düşündüğünüz veya destek vermek istediğiniz bir projeniz var mıdır?

Kısa zamanda lisans öğrencileri dışında, mezun mühendislere, tekniker ve teknisyenlere bu alanda uygulamalı eğitim vermeyi planlamaktayız. Bunun yanında farklı fotovoltaik teknolojilerin gerçek koşullar altında performansını karşılaştırmaya yönelik hazırladığımız bir projemiz mevcuttur. Dicle Üniversitesi kampüsünde 5 MWp kurulu güce sahip bir güneş enerjisi santralinin etüt projesi bitirilip ilgili mercilere sunulmuştur. Kampüsün enerjisini %100 yenilenebilir enerjiden karşılamasını sağlayacak projelerin hayata geçirilmesi için gerekli girişimlerde bulunmaktayım. Bunun yanında Üniversite’de bir “Akıllı Şebekeler Araştırma Merkezi” kurma çalışmalarımız devam etmektedir. Bu merkez ile Danimarka ve Avusturya ‘da bulunan iki araştırma merkezi ile ortak çalışma yapmayı hedeflemekteyiz. “Austrian Institute of Technology” nin EU kapsamında yürüttüğü “European Research Infrastructure supporting Smart Grid Systems Technology Development” projesi kapsamında  Smart Electricity Systems and Technologies Laboratuvarında deneyler yapmak için ilgili kuruma bir proje sunduk. Bu proje ile kampüste kurulması hedeflenen akıllı şebeke ve yenilenebilir enerji santrallerinin davranışını ve etkilerini ölçmeyi hedeflemekteyiz.

binnur çığrı

Binnur ÇIĞRI/ İnşaat Mühendisi

Burdur/Bucak Organize Sanayi Bölgesi Müdürüyüm.

Aynı zamanda Burdur Belediyesi Meclis Üyesiyim.

 

Öncelikle; Türkiye’ nin enerji politikasında arz güvenliğinin sağlanması açısından elektrik enerjisi üretiminde kullanılan kaynakların çeşitliliğinin arttırılmasının önemli bir yer tuttuğunun farkındayız.

İlimizde yenilenebilir enerji farkındalığı;

  • Güneş enerjisi panellerinin oluşturulması ile başlamıştı.
  • Rüzgar enerjisi potansiyeli ise verimli bulunmamıştı.
  • Biyogaz tesisleri konusunda da gerçek anlamda bir faaliyet yoktu.

Büyük yatırımlar; Bölgemizdeki güneşin verimliliğini bilen, bu konuda yapılan yatırımın çok karlı bir geri dönüşü olduğunun farkına varan şirketler tarafından yapılmıştı. Bireysel bazda meskeni için düşünenler de ilk başta yapılacak olan yatırımı yüksek bulup; bu konuda devlet desteği de olmadığı için vazgeçmişlerdir.

 

Bucak OSB’ de bir sanayicimiz kendi elektrik tüketimine katkı sağlamak üzere fabrika çatısına 550 kW kapasiteli güneş enerji sistemini kurmuş ve fabrika ihtiyacının % 40’ ını karşılamıştı. Bölgemiz aydınlatmalarının ise LED li sisteme geçişi için de çalışmalarımız devam etmekteydi.

İlimiz Belediyesinin düzenli depolama alanında Biokütle Enerji Üretim Santrali kurulması ve elektrik üretilmesi konusunda çalışmaları devam etmektedir.

Atık su arıtma tesisimizin modernize edilmesi için; çıkan çamurdan biyogaz enerjisi sağlanacak şekilde projelendirmesi yapılmış olup; inşaat çalışmalarına başlanacaktır.

İnşaatı bitmek üzere olan Fen İşleri kampüsümüzün çatısında kendi elektrik enerjisini üretmek üzere (600 kW) güneş enerji sistemi kurulması ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.

İlimiz genelinde dağıtım fiderlerine bağlı 34.38 MW kapasiteli GES üretim tesisleri vardır.

 

Yenilenebilir Enerji ile ilgili uygulamaları Danimarka’da görünce konuya bakış açımız çok değişti.  Özellikle tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu ilimizde hem atıkların değerlendirilerek enerjiye dönüştürülmesi, hem de organik gübre oluşumunun sağlanması bizim bu konuya ilgimizin yoğunlaşmasına neden oldu.

Ayrıca kooperatif faaliyetlerinin en iyi şekilde yapıldığını gördük.

 

Edindiğimiz bilgiler ışığında yenilenebilir enerji konusunda kooperatif modeli ile;

  • Birliktelik sağlanarak enerji üretme konusunda köylerimizde örnek çalışmaları başlatabiliriz dedik.
  • Projeden elde edilecek enerjiyle köylümüzün kente göçüşünü önleyerek köyünde elektrik ve ısınma ihtiyacını giderebiliriz dedik.
  • Artan enerjinin satılmasıyla elde edilecek olan gelirle de köyün ihtiyaçlarını öncelik sırasına göre giderebilir, köyün dışa bağımlı olması yerine kendi ihtiyacını kendi karşılamasını sağlarız diye düşündük.
  • En büyük kazanımlardan birisi de getirilen gübre atığının işlenmesinden dolayı çıkan organik gübre olacak dedik.

Danimarka’ da Ekolojik, yani ekonomik olmanın önemini ve uygulanışını bir kez daha gördük. Sürdürülebilir yaşam standardını oluşturmak için daha temiz teknolojilerle kaynakları en verimli şekilde kullanma farkındalığının oluşturulduğunu gördük…

 

Bundan sonra kentimizde bu konularda neler yapabiliriz;

  • Kurum ve kuruluşlarda enerjinin verimli kullanımı ve yenilenebilir enerji sistemlerini araştıran birimleri kurmalıyız.
  • Kaliteli standartlarda üretilmiş olan ürünleri kullanarak, uzun vadede enerji tasarrufu sağlamalıyız. Kömür kullanımını caydırıcı yaptırımlar getirmeliyiz.
  • Kentsel dönüşümlerde çözüm odaklı evler yapmalıyız.
  • Aydınlatmanın maksimum seviyelerde tutulması yerine güneş ışığını alan binalar yapmalıyız.
  • Klima yerine binalarda doğal havalandırmayı sağlamalıyız.
  • Havalandırma zorunluluğu olduğunda da geri kazanımlı sistemleri kullanmalıyız.
  • Kuzeye dikilecek ağaçlarla soğuğu kesmeye çalışmalıyız.
  • Aydınlatma lambalarında LED li sisteme geçişi teşvik etmeliyiz.
  • Atığın düzenli toplanması konusunda teşvikler yapmalıyız.
  • Her türlü atığın geri dönüşümünü oluşturmalıyız.(GES veya BİYOGAZ)

 

Yenilenebilir enerji konusunda geleceğimize baktığımızda;

  • Bölgemizin kaynakları düşünüldüğünde en iyi güneş ışınlarını alan illerden biri olmamız nedeniyle güneş enerjisi sistemleri ile elektrik enerjisi ve ısı enerjisi sağlanması konusu yaygınlaştırılabilir. Türkiye’ deki güneş enerjisi potansiyeli tüketilen enerjinin yaklaşık 5300 katıdır.
  • Tarım ve hayvancılığın yoğun olduğu ilimizde hem atıkların değerlendirilerek enerjiye dönüştürülmesi, hem de organik gübre oluşumu sağlanması için kooperatifçilik faaliyetlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir.
  • Ancak ilimizde trafo merkezlerimizin kapasiteleri dolu olduğu için bağlantı mektubu verilmiyor. Yeni trafo merkezlerinin oluşturulması veya mevcutların kapasitelerinin artırılması gerekmektedir.
  • Üretilen enerjilerin fazlasının olması halinde alım garantisi başta oluşturulmalıdır.
  • Bu işlerin yapımında önemli konulardan biri de yenilenebilir enerji sistemlerinin kurumunda yatırım dönemine ilişkin desteklerin bulunmasıdır.
  • Yapılacak işlerde bürokratik işlemlerin minimize edilmesi, harç ve çeşitli bedellerde muafiyet sağlanması gerekmektedir.

 

Bağımsız enerji kaynaklarının oluşturulmasına katkıda bulunarak, ekonomik kalkınmaya katkıyla temiz, sağlıklı, çevre dostu ve sürdürebilir bir enerji üretim yöntemiyle elektrik ve ısınma enerji ihtiyaçlarımızı karşılamak, kendi kendimize yetebilmek amacımız olup; bu konuda yapılacak her türlü çalışmanın gönüllü neferiyiz.

BİNNUR ÇIĞRI

cengiz acar

-Kendinizi kısaca tanıtınız:

  • Cengiz ACAR. Diyarbakır’dan katılıyorum. Elektrik Elektronik mühendisiyim. OSB de çalışmaktayım. Aynı zamanda EMO Diyarbakır Şube yönetim kurulu üyesiyim.

-Kentinizde daha önce yenilenebilir enerji ile ilgili farkındalık düzeyi nasıldı?

  • Ülkemizde olduğu gibi kentimizde de yenilenebilir enerji konusundaki gelişmeler çok yenidir. Çeşitli kurumlarda yenilenebilir enerji konusunda özellikle de GES alanında çalışmalar var. Fakat hala bu alan topluma yayılmış değil. Yaygınlaşması için iki türlü destek gerekiyor. Bu alanda hem bürokrasinin azaltılması hem de toplumun daha fazla bilgilendirilmesi gerekiyor.

-Yenilenebilir enerji ile ne kadar ilgiliydiniz? Varsa yaptığınız çalışmaları yazınız.

  • Yenilenebilir enerji alanındaki gelişmeleri 2-3 yıldır takip etmekteyim. Aynı zamanda Organize Sanayi Bölgesinde çağrı mektubu değerlendirmesi yapan komisyonun üyesiyim. Ayrıca bu konuda çeşitli teknik gezilere ve seminerlere ve çalıştaylara katıldım. En son Danimarka gezisine katıldım. Bu alan da şu anda arazi uygulamalı 335 kWp gücünde bir GES santrali yapmaktayım.

-Yenilenebilir enerji ile ilgili Danimarka’da gördükleriniz sizi nasıl etkiledi?

  • Danimarka gezisinin kendi açımdan ve katılımcılar açısından çok verimli geçtiği kanısındayım. Özellikle de kendi tükettiği elektriğin çok fazlasını üretmesi bu alanda çok fazla yol kat edildiğini gösterdi bize. Ayrıca RES konusunda deniz üstü rüzgar çiftliği kurulması ve 40-45 yıl önce kurulmuş ve hala sorunsuz bir şekilde çalışan rüzgar enerji türbini yenilenebilir enerji konusunda çalışmaların çok eski ve çok ciddi boyutlara ulaştığını gösterdi bize. Fakat bunlardan daha da önemli olan kooperatifçilik örnekleri açısından çok güzel bir sistem oluşturulması ve enerjinin topluma yayılmış olması.

-Kentinizde yapılan yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

  • Çok güzel çalışmalar mevcut fakat yaşanan olaylar, bürokratik engeller ve bu işe öncülük eden kurum ve kuruluşların toplumun bilgilendirme çalışmalarını daha fazla yapması veya yapılmasının sağlaması gerekir. Yenilenebilir enerjinin topluma yayılması şart.

-Bundan sonra kentinizde bu konuda hangi adımlar atılmalı?

  • Toplumun çeşitli kesimleri ile birlikte kooperatiflerin kurulması ve işletilmesi gibi adımların atılması gerekiyor. Sadece şirketlerin bu işi yapması bu alanı geliştirmez bence.

 

-Bu proje kapsamında neler öğrendiniz?

  • Yenilenebilir enerjinin dünyada ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu bu alanda, ciddi teknolojik gelişmelerin yaşandığını ve bu teknolojilerin yakın gelecekte hayatımıza gireceği ve enerji sektörünü yönlendireceğini gördük.

-Yenilenebilir enerjinin geleceği hakkında düşüncelerinizi yazınız.

  • Bence yenilenebilir enerji dünyada mevcut enerji üretim sistemleri arasında hala hak ettiği yeri almamıştır. Fakat yakın gelecekte bunun ülkelerin birini önceliği olacağını düşünüyorum.

-Kentinizde bu projeden sonra yapmayı düşündüğünüz veya destek vermek istediğiniz bir projeniz var mıdır?

  • Evet var. Bürokratik sıkıntıların aşılması durumunda ve yönetmeliklerde bu alanda engeller oluşmayacaksa OSB de en büyük çatılara sahip 10 fabrikanın çatılarını GES ile kaplamayı düşünüyorum.

ekrem akgül

1952 Çanakkale-Biga doğumluyum. Emekli öğretmenim. Çanakkale de yaşıyorum. İda Dayanışma Derneği Üyesiyim.

Yenilenebilir enerji ile farkındalığım 20 yıldan bu yana sürmektedir. Yerelde jeotermal kaynağın kullanımına, termikle mücadeleye dönük çabalarımız STK düzeyinde, yerel siyaset düzeyinde etkin biçimde sürmektedir.

Danimarka da yerelden başlayan ve başarıya giden model çok etkileyiciydi. Yerel demokrasinin gelişmişliğiyle de çok alakalı bir durumdu bu. Etkileşimin Çanakkale ye yansıması için özgün çabalar gerekiyor. Şimdi daha bilinçlice içinde olacağız.

Çanakkale konuya nispeten duyarlı bir kent. Önemli bir kaynak barındırıyor. Örnek birer küçük modül yaratabilirsek duyarlılığı tetikleyebiliriz.

Enerji verimliliğin de somut adımlar atılacaktır. Kent aydınlatması, park-bahçelerin aydınlatılması, ulaşımda bisikletin var olan etkisinin daha da genişletilmesi, taksi duraklarında, toplu taşımada elektrikli araçlara yönelmeye dönük çabalarımız etkili olacaktır.

Yerel yönetimle STK işbirliği içinde bir GES projesine etkin katılım sağlayacağız.

Çanakkale’nin yenilenebilir enerji yatırımlarına müsaitliği gösteren bir harita yapım aşamasındadır.

Community Power aslında çok yabancı olmadığımız toplusal sahiplenmeyle bir üretim modeli olarak heyecan verici. Danimarka sorunu derinden yaşayıp özgün bir model geliştirmiş. Belki bizim bu hazır modeli Türkiye ye taşırken zorlanacağımız nokta burası. Sorunu derinden yaşamaksızın farkındalık yaratmak biraz zorlayacak gibi. Sonuçta bu bir toplumsal gereksinimin kendini duyurmasıyla alakalı. Katkı sunmak işimiz.

Yenilenebilir enerji, sahip olunan atıl kaynakların kullanım dışı bırakılmasıyla nelerin kaybedildiğinin farkına varılmasıyla, hızla kullanıma sokulacaktır. Kullandıkça ucuzlayan maliyetler, ilgiyi daha da çekecek. Kullandıkça fiyatı artan fosil kaynakların sömürgeliği anlaşıldıkça, kullanımı artan yenilenebilir enerjinin barışın da faktörü olduğu anlaşılacaktır…

Danimarka’dan sonra, Çanakkale’nin yenilenebilir kaynaklara yönelmesi ivmelenecektir diye düşünüyorum. Bilhassa biyogaz atık rezervi, kentsel çöp rezervi güneş potansiyeli yeniden masaya yatırılıp sonuç alıcı değerlendirmelere gidilecektir. Yerel yönetimle işbirliği içinde somutlaşan adımlar gündemimizde. Bu bir yatırım projesi olduğunda kooperatif ortaklığı. Ya da bir danışmanlık projesi geliştirmek biçiminde olabilir.

Ekrem Akgül

İda Dayanışma Çanakkale

1- 1984 tarihinde Van İli Tuşba ilçesinde doğdu. 2008-2012 Yılları Arasında Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Mezun Oldu. 2012-2015 YILLARI arasında Özel Sektörde yönetici olarak çalıştı. 2015 yılında Van Mahalli İdareleri Sürdürülebilir Çevre Yönetimi Birliği (VANÇEB)’de memuriyete başladı.

2015 yılında TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Van Şube Başkanlığına seçildi ve halen devam etmektedir. Evli.

2-Kentinizde daha önce yenilenebilir enerji ile ilgili farkındalık düzeyi nasıldı?

Daha önceleri Van’da çeşitli etkinlik, eğitim ve seminerler yapıldı ancak ötesine geçilemedi. Bu yüzden bu tür projelerin hayat bulması için sürdürülebilir olmalı ve gerekli desteklerin sağlanması yatırımların yapılması daha olumlu sonuçlar doğuracaktır.

3-Yenilenebilir enerji ile ne kadar ilgiliydiniz? Varsa yaptığınız çalışmaları yazınız.

Yenilenebilir enerji hep üzerinde çalışmak istediğim bir konu, özellikle bölgenin de bu konuda yeterli potansiyele sahip olması konu üzerinde yoğunlaşmamızı sağlamıştır. Proje yürütücüsü olarak İTÜ ile birlikte tamamlamaya çalıştığımız yeşil enerji olarak adlandırdığımız

Yürütmekte olduğum projeler;

A-Van İli Vahşi Depolama Alanının Rehabilitasyonu Ve Enerji Üretimi ile Atık Isıdan Faydalanma Projesi

B-Tüm İlçelerin Çöp alanlarının Rehabilitasyonu Projesi

C-Tübitak İle Ortak Çalışma Sonucu Atık Yönetim Planı Hazırlama Projesi

D-Entegre Katı Atık Yönetim Sistemi Projesi IPA Kapsamlı Düzenli Depolama Tesisi Takip ve Değerlendirme Sorumlusu ve Yürütücüsü

 

4-Kentinizde bu projeden sonra yapmayı düşündüğünüz veya destek vermek istediğiniz bir

projeniz var mıdır?

Özellikle Danimarka’da ki izlenimlerimden sonra belediyeler birliği olarak kentinde ihtiyacı olduğunu düşünerek de biyogaz tesisi düşündüğümü ve vahşi depolama alanının ıslahı enerji üretim projesini hayata geçirmek.

 

5–Yenilenebilir enerji ile ilgili Danimarka’da gördükleriniz sizi nasıl etkiledi?

  • Danimarka’da 1980’li yıllardan beri kullanılan teknolojilerin Türkiye’de çok kısıtlı olarak kullanıldığı ve sanki çok yeni bir teknolojiymiş gibi bir algının oluşması maalesef üzücü bir durum
  • Kolektif olarak hareket etmeleri yenilenebilir enerji konusunda başarı sağlamaları etkili olmuştur.
  • Kooperatifleşmede özellikle ileri düzeyde gelişme sağlamışlar

5-Kentinizde yapılan yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son yıllarda özellikle güneş, rüzgâr ve jeotermal enerji ile ilgili güzel çalışmalara imzalar atılmış

Örneğin: 1-Gevaş ilçemizde; 50 MW’lık Bağlama Rüzgâr Enerji Santrali kuracak.

Ares Elektrik Üretim A.Ş. tarafından Bitlis ili, Tatvan ilçesi ile Van İli, Gevaş ilçesi sınırlarında rüzgâr enerjisine dayalı “Bağlama Rüzgâr Enerji Santrali (RES)” projesinin yatırımı planlanıyor.

210.000.000 lira bedelindeki santral her biri 2 MW’lık 25 adet türbinden oluşacak. Santralde yılda 174.762.000 kWh elektrik üretilmesi ve elektriğin  4 km uzunluğunda 154 kV 2×1272 MCM ile 154 kV Engil TM-Tatvan Enerji İletim Hattı (girdi-çıktı) noktasına bağlanması öngörülüyor.

Bağlama RES projesinin inşaatı yaklaşık 12 ay sürecek ve inşaat aşamasında 45 personel ayda 26 gün, günde 8 saat çalışacak.

          2-Türkiye’de hava sıcaklığının sıfırın altında 46 dereceye kadar düştüğü bölgelerden biri olan Van’ın Çaldıran ilçesinde jeotermal enerji ile ısıtılan seralarda üretilen doğal domateslerin hasadına başlandı.

Çaldıran ilçesinde, eksi 46 derecede kadar düşen Ayrancılar bölgesinde jeotermal enerji ile ısıtılan seralarda yetiştirilen domatesler, üreticinin yüzünü güldürdü. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından desteklenen, 34 bin metrekare alan üzerine kurulan ve 120 kilometre boru döşenerek ısıtılan seralarda artık domates hasadına başlandı.

10 milyon liraya mal olan serada üretilen domateslerin yurt dışına da ihraç edileceği belirtiliyor.

6-Bundan sonra kentinizde bu konuda hangi adımlar atılmalı?

Daha modern insan ve çevre sağlığına zarar vermeden doğanın prensiplerine uygun madde 5 te anlattığım çalışmalara benzer çalışmalara ağırlık verilmesi ve bu tür çalışmalara destekleyici faaliyetlerin yapılması gerekmektedir.

7-Bu proje kapsamında neler öğrendiniz?

  • Kooperatifleşmenin sağladığı yararlar
  • Yenilenebilir enerji konusunda kolektif hareket etmenin ve yerelde gerekli çalışmaları yapmak

 

8-Yenilenebilir enerjinin geleceği hakkında düşüncelerinizi yazınız.

  • Şimdi dikkatli kullan ki gelecekte enerjisiz kalma.
  • Enerji en büyük mirasımız.
  • İhtiyacından fazla kullanma ki gelecekte ihtiyaç duyma.
  • Ülkeni ve paranı seviyorsan kaynaklarını dikkatli kullan.
  • Damlaya damlaya yok etme.
  • Kaynaklarına sahip çık.
  • Sağlıklı bir birey olmanın en önemli koşulu, bir insanın sağlıklı oluşu ; yaşadığı toprak, içtiği su, soluduğu hava ile orantılıdır.

 

Halil Candan. Burdur Merkez Büğdüz Köyünde Büğdüz Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde 6 senedir Kooperatif Başkanı olarak görev yapmaktayım. Köyümüzde 3500 büyükbaş hayvan bulunmaktadır. Günlük 22 yon süt üretimi yapmaktayız. Köyümüz geçim kaynağı süt inekçiliğidir. Evli ve 3 çocuk babasıyım.

İlimizde yapılan atölye çalışmasına TKDK İl Koordinatörümüzün daveti üzerine gittim. O günden sonra yenilenebilir enerjiye olan ilgim çok farklı bir boyut kazandı.

Özellikle Danimarka’ya yapılan teknik gezi ile yenilenebilir enerjinin önemini kavradım. Başta köyümüz olmak üzere ilimize ne gibi yatırımlar yapabiliriz bunları yerinde görme fırsatım oldu.

Köyümüzde yenilenebilir enerji ile alakalı olarak özellikle yerel halk çok bilinçli değildi. Bu proje kapsamında öğrendiklerimi köylüme aktarma fırsatı buldum. Köy halkımızın da bilinci bu proje kapsamında oldukça arttı. Ben de yurtiçi birkaç yenilenebilir enerji fuarını ziyaret etmiştim ancak bilgilerim çok yüzeyseldi.

Danimarka’da; rüzgâr, jeotermal, biyokütle ve güneş gibi çevreci, ekonomik, karlı olan yenilenebilir enerjinin ne kadar önem verdiğini, halkın ve kamunun ne kadar bilinçli olduğunu fark ettim. Özellikle yerel halkın bir araya gelerek kendi hedefleri için birlikte hareket ettiklerinde neler başardıklarını görmek etkileyiciydi.

Köyümüzün özellikle biyogaz ve güneş enerjisindeki potansiyeli göz önüne alındında daha yolun başında olduğumuzu ve bu potansiyelimizi şimdilik hiç değerlendirmediğini fark ettik.

%100 yenilenebilir enerjiye geçişin önemini Danimarka tecrübemizle birlikte köyümüze doğru bir şekilde aktarıldığında güzel yatırımların yapılabileceğini fark ettik.

Yenilenebilir enerji benim için ekonomik özgürlük ve köyümüzün ısınma problemi içinde önemli bir fırsat olduğunu fark etmem demektir.

Köyümüze yapılacak biyogaz tesisleri ile açığa çıkacak enerjiyi köyümün ısıtmasında kullanarak refah seviyemizi yükseltmeyi ve köyden kente olan göçü önlemeyi planlamaktayız. Çalışmalarımıza özellikle bu noktada sürdürmek için çalışmalara başladık.

1990 yılında Van’ın Gürpınar ilçesinde doğdum. İlkokulu Gürpınar’da Ortaöğrenimi Van’da tamamladım. 2012 Yılında YYÜ Biyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra,  özel sektörde İlk Yardım Eğitmeni olarak çalıştım. 2014 yılından bu yana Van Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nde (VASKİ) Biyolog olarak çalışmaktayım. Ekoloji Aktivistiyim.

Van halkının yenilenebilir enerji farkındalığı yok denecek kadar az. Özel ve resmi kurumlar şuanda sadece kar amaçlı olması yaklaşımıyla çalışmaları artmış bulunmakta, buna farkındalık denilir mi bilemiyorum.

Daha önce yenilenebilir enerji alanıyla hiç ilgilenmedim, sadece bu alanda yapılan çalışmaları takip ediyordum.

Danimarka’da gördüklerim bir ekolojist olarak beni gerçekten çok etkiledi, doğaya minimum düzeyde zarar verme bilinciyle bireysel veya kooperatifle enerji üretmeleri mükemmel bir şey, insanların kooperatif oluşturarak birlikteliği canlı tutması, orda yaşayan insanların kendi enerjilerine kendilerinin karar vermesi ve kar amacı güden şirketlere ihtiyaç duymadan enerjilerine çözüm bulmaları, enerji yasalarının değişmesi için mücadele etmiş olmaları çok değerli.

Van’da yapılmış çalışmalara bakıldığında 2 tane kurulmuş GES bulunmakta 1 tanesi kurulum aşamasında ve lisans başvurusu aşamasında olanların sayısı oldukça az. Fakat kurulu ve kurulma aşamasında olan onlarca HES bulunmakta çünkü biz halen elektriği HES’ten üretiyoruz. Enerji üretimi anlayışımız;  tükenmesi muhtemel, ekonomik olmayan sağlığı tehdit eden, doğaya zararlı, geri dönüşümü olmayan, neo-liberal politika ve yöntemler kullanılıyor.

Güneş radyasyon derecesinin en yüksek illerden olan Van’ın su kaynaklarında elektrik elde edilmesinin durdurulup, Güneşten, jeotermalden, rüzgârdan enerji üretimine geçilmeli, bunun için destek programlarının açılması, gerekli mevzuatlardaki sınırlamalarının kaldırılması, halkı yenilenebilir enerjiye geçişe teşvik edici programların geliştirilmesi ve yenilenebilir enerjiyi eğitim programlarına dâhil edilmesi gibi birçok çalışmanın yapılması gerekir.

Bu programda yaşamımızın bir parçası olan enerjinin etkin enerjinin kullanımının çok önemli olduğunu, yenilenebilir enerjinin yayılması ve gerçekleştirilmesi zor olmadığını ve bu alanda bilincin-farkındalığın az olduğunu ve çalışmaları yürüten kişilerin sayısının az olduğunu öğrendim.

Yenilenebilir enerji bilincinin arttırılması için böyle projelerin sayısı artarsa farkındalık düzeyi artar ve bu alanda mücadele etme kendi enerjisini kullanmak isteyen insan sayısı artar ve yenilenebilir enerjinin mümkün olduğunu görülerek vazgeçilmez hale geleceğini düşünüyorum.

Şuanda halihazırda destek verdiğim bir proje yok fakat bu alanda yapılacak her türlü projeye destek sunabilmek için çabalarım devam edecek ilerleyen zamanlarda koşullarım ve imkanlarım el verirse bu projenin amacını yaşadığım alanda kooperatif kurarak uygulamayı düşünüyorum.

SAYGILARIMLA…

HÜRRİYET SÖNMEZ

BİYOLOG

Maksut Gezgin 1985 yılında Diyarbakır ‘da doğdum. Bütün öğrenim yılımı bu şehirde tamamladım. Dicle Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden 2015 yılında mezun oldum. Şu anda İstanbul’da bir otomasyon şirketinde çalışıyorum.

Üniversitede bitirme projesi olarak Güneş Enerji Sistemlerini aldım. Bu alanda ilk gelişme olarak da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin Sümer park yaşam alanında 500 kW’lık Güneş Enerji santrali projesinde bir yıl boyunca çalıştım.

Şehrimiz yenilebilir enerji alanına 2007 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin Güneş Evi projesi ile tanıştı.

Yapımı devam eden projeler ;

  • DİŞTİ 670 kW’lık GES ve Elektrikli Araç İstasyonu
  • Karacadağ 2MW’lık GES
  • Karacadağ 3MW’lık Biogaz Santrali
  • DİSKİ 400 kW’lık GES

Danimarkadaki ziyaretimde bir kentin ihtiyaç duyduğu bütün enerjiyi Yenilebilir Enerjiden karşılayabiliriz. Bu enerjiyi odun parçacıklarından ,çöpten, rüzgardan, samandan elde edebileceğimizi öğrenmiş oldum. Bu sistemlerle yakın olan kentlerin ısınmasını ve elektrik enerjini karşılamış oluyor.

Dünyamızda enerji ihtiyacı her yıl yaklaşık olarak %4 -5 oranında artmaktadır. Şu anki enerji kullanım koşulları göz önüne alınarak yapılan en iyimser tahminlerde bile en geç 2030 yılında petrol rezervlerinin büyük ölçüde tükeneceği ve ihtiyacı karşılayamayacağı görünmektedir. Kömür için şu anki rezervlerle 80 -100 yıl, doğalgaz içinse yine yaklaşık 100-120 yıllık bir kullanım süresi tahmin edilmektedir.

Önceleri ganimet ve toprak için yapılan savaşların yerini enerji için yapılan savaşlar almaya başlamıştır.

Günümüzde, çevresel zorunluluktan öte, ülkelerin kendi enerji taleplerini karşılamak için geliştirdikleri stratejiler bağlamında, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı giderek önem kazanmaktadır. Dolayısıyla, son yıllarda tüm dünya ülkeleri enerji bağımsızlıklarını sağlayabilmek için enerji üretim oranları arasında yenilenebilir enerjinin payını arttırmaya çalışmaktadırlar.

Kırsal alanlarda bir kaç köyün bir araya gelip kooperatifleşerek kendi enerjilerini üretebilirler. Böylece hem kendilerini hem de yakın kentlerin bölgesel ısıtma, seracılık ve elektrik enerji ihtiyacı buralardan karşılanabilir.

Eğitim faaliyeti yürüten paydaşlar ve meclisler toplantılarla, eğitim seminerleriyle, yerinde bilinç arttırma kampanyalarıyla vatandaşları bu konuda bilgilendirebilirler.

mesut yıldıran

Mesut Yıldıran. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunda İl Koordinatörü olarak görev yapmaktayım. İnşaat mühendisiyim. Kurumum sürdürülebilir yatırımlara AB nin hibe programlarını uygulayan bir kurumdur. Destek verdiğimiz sektörlerden biri de yenilenebilir enerji yatırımlarıdır. Evli ve 1 çocuk babasıyım.

İlimizde yenilenebilir enerji ile alakalı olarak özellikle yerel halk çok bilinçli değildi. İlimizdeki potansiyeli bilen, özellikle büyük şehirden bir takım yatırımlar yapılmıştı.

Yurtiçi ve yurtdışı birkaç yenilenebilir enerji fuarını ziyaret etmiştim Bilgilerim çok yüzeyseldi.

Danimarka’da; rüzgar, jeotermal, biyokütle ve güneş gibi çevreci, ekonomik, karlı olan yenilenebilir enerjinin ne kadar önem verdiğini, halkın ve kamunun ne kadar bilinçli olduğunu fark ettim. Özellikle yerel halkın bir araya gelerek kendi hedefleri için birlikte hareket ettiklerinde neler başardıklarını görmek etkileyiciydi.

Şehrimizin özellikle biyogaz ve güneş enerjisinin potyansiyeli göz önüne alındığında daha yolun başında olduğumuzu ve bu potansiyelimizi şimdilik hiç değerlendirmediğini fark ettik.

Halk ve kamu birlikte hareket ederek öncelikle yenilenebilir enejinin önemi her kesime doğru bir şekilde aktarılmalı. Yeterli bilinç oluştuğunda, halk özellikle kooperatifler ve şirketler kurarak kendi bölgesi için yatırımlar yapmalı. Kamunun bürekrasiyi azaltacak önlemler alması, alyapının iyileştirilmesi ve yatırımlar hakkında yol österici olması büyük önem arz ediyor. Bankalar kredi kolaylığı sağlamalı ve yatırımlara destek veren kurumlar kendini iyi tanıtmalıdır. Fizibilite ve projelerin hazırlanması aşamasında bigli düzeyi yüksek kişilere ulaşılması en önemli aşamalardan biri olarak görülüyor.

%100 yenilenebilir enerjiye geçişin önemini Danimarka tecrübemizle birlikte ilimize doğru bir şekilde aktarıldığında güzel yatırımların yapılabileceğini fark ettik. İlimiz bu konuda heyecanlı ve şanslı. Gerek koorperatifçilik kültürünün olması gerekse vatandaşlarımızda proje kültürünün olması, ilimizin potansyieli ile birleştiğinde güzel  yatırımların ortaya çıkması bekleniyor.

Yenilenebilir enerji benim; huzur, refah, barış, konfor ve yaşanılabilr dünya demektir. Bütün bu artılarıyla beraber yenilenebilir enerjiye geçiş kaçınılmazdır. Sadece bu geçiş süreci ne kadar hzlandırmamız gerektiğini tartışmalıyız.

Mevcut işletmelerin öz tüketimini yenilenebilir enerji ile karşılaması noktasında temaslarda bulunarak onlara kurumumuzun vereceği hibe desteklerini aktarmaya çalışacağız. Ayrıca yenile yapılacak yenilenebilir enerji yatırımlarının desteklemesi konusunda yatırımcıları bilgilendirme yoluna gideceğiz.

murat aydıncıoğlu

Murat AYDINCIOĞLU Elektrik elektronik mühendisiyim Van’da Serbest olarak çalışmaktayım EMO temsilciliğinde yönetim kurulu üyesiyim.

Yapılan bu proje öncesinde yenilenebilir enerji konularıyla ilgiliydim, daha önceden Güneş Enerji Santralleri Yetki Belgesi almıştım ve 2011 yılında Yenilenebilir enerji konusunda bir seminerde konuşmacı olarak katılmıştım.

Danimarka gezimizde yenilenebilir enerjinin hayatın içine nasıl entegre olabileceğimizi yerinde görerek kavramış olduk, bunun Van’da da yerleşmesini kendimize görev edindik

Van ili özellikle Güneş açısından çok yüksek potansiyele sahip olmasına rağmen yeterli bir bilince sahip değildi

Van da çok büyük yenilenebilir enerji çalışmaları başlamış bulunmaktadır. Özellikle güneş konusu yatırımcıların farkına vardığı ve yatırıma yöneldiği bir alan olmuştur, diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından Rüzgâr için 49,5 mVA yatırımın ön lisansı alınmış olup ilerleyen zamanlarda projenin hayata geçmesi beklenmektedir. Bunların yanında ufakta olsa yatırımın yapılması sevindirici olan bir diğer yenilenebilir enerji kaynağı jeotermal ısı kaynağı ile ilgili yatırım Çatak ilçesinde yapılmış olan sera çalışmasıdır. Çaldıran ilçesi Türkiye’nin en düşük ısının ölçüldüğü yerleşim yeri olmasına rağmen jeotermal ısı ile kış aylarında üretim yapılmaktadır.

Van ilinin özellikle güneş enerjisinin verimliliği konusundaki verileri yatırımcıları cezbetmiş olmasına rağmen, yerli yatırımcıların ortaklık şartı konulmadığı için Van bu enerjisinden yeterince yararlanamayacaktır. Danimarka da olduğu gibi bu tür yatırımlarda %25 gibi yerel girişimcilerin ortak olması gerektiği kanısındayım.

Bu proje bize gösterdi ki Danimarka gibi güneşin fazla olmadığı bir yerde bile rüzgâr enerjisi kadar güneş enerjisine yatırım yapıldığını bu yatırımların kendini amorti etme süresi çok uzun olmasına rağmen ülke ekonomisi ve çevre yönünden her zaman desteklenmeli ve teşvik edilmelidir, ayrıca yerel insanların bir araya getirilerek toplum enerjisi oluşturularak kooperatifler marifeti ile yöre insanın çevreye zarar vermeden zenginleştirilmesi mümkündür.

Yenilenebilir enerji kaynakları mutlaka değerlendirilmeli, vazgeçilmez ve birincil enerji kaynağı yapmak gibi bir zorunluluğumuz bulunmaktadır.

Çağrı mektubunu aldığımız lisansız 1 adet GES yapımına mart ayında başlayacağız ve devamında benzer projelerde yer almayı düşünmekteyim

necdet ırak

Ben Nejdet IRAK 1970 Yeniçiftlik Doğumluyum. Kendi köyümde ve ilçemiz Biga’da birçok sivil toplum kuruluşunda yöneticilik yaptım. Halen Yeniçiftlik köyü Muhtarı ve Biga Ovası Sulama Birliği başkanlığı görevimi sürdürmekteyim.

  • Görsel basından takip ediliyor ve küçük işletmelerde güneş panelleri ile enerji panelleri yapılıyordu. Son yıllarda rüzgâr enerji santralleri de kurulmaya başlandı. Ancak bölgemizde tarım ve hayvancılığın çok yapılması nedeniyle tarımsal ve hayvansal atıklardan biyokütle ve biyogaz üretimi ile ilgili çalışmalar başladı.

 

  • Görsel basından gördüğümüz ve okuduğumuz yenilikleri uygulamak ve bölgemizde yenilenebilir enerjiye geçiş için bir takım toplantılara ve seminerlere katılarak bu bilgilerimizi sivil toplum kuruluşları kamu ve siyasi yöneticiler ile halkımıza anlatarak bilgilendiriyoruz.

 

  • Biga Ovası Sulama Birliği Başkanı olarak Çanakkale de düzenlenen yenilenebilir enerji seminerine katılarak ve oradaki biyogaz tesislerinin işleyişi diğer enerji dallarına göre daha çok dikkatimi çekti. Çünkü kendi köyümde tarımsal ve hayvansal atık çoktu. Bunların değerlendirilmesi gerektiğini düşündüm. Ve kendi köyümde biyogaz tesisi kurma fikri doğdu. Bundan sonra Danimarka’ya davet edildik. Danimarka’da gördüğümüz tesisler bu fikrimizi daha da güçlendirdi. Orada gördüğümüz enerjiyi üretmek için kurulu tesislerin çalışması işletilmesi ve orada yaşayan insanlara olan katkısı, faydası bizdeki bu kadar ham maddenin niye değerlendirilmediğini insanlara faydalı hale getirilmediğini düşündürdü. Danimarka dönüşü hemen bir biyokütle tesisini kendi köyümde kurmak için çalışmalarımızı başlattık.

 

  • İlçemiz Biga ve köylerinde bu güne kadar yenilenebilir enerji ile ilgili çok çalışma yoktu. Sadece birkaç şirketin rüzgâr enerji santrali kurarak öncülük etiği görülmüştür.

 

  • İlçemizde tarım ve hayvancılığın çok olması nedeniyle hem tarımsal ve hayvansal atıkların hem de kentsel atıkların değerlendirileceği tesislerin kurulması gerektiğini düşünüyorum.

 

  • Bu proje kapsamında güzel ülkemizin yenilenebilir enerji kaynakları bakımından çok zengin olduğu ve bu kaynakların diğer enerji üretimi yapan ve fosil yakıtlarla çalışan tesislere alternatif olarak kullanılması gerektiğini düşünüyorum.

 

  • Tüm Dünya da ve ülkemizde fosil yakıtla çalışan santrallerin kapatılarak % 100 yenilenebilir enerjiye en kısa zamanda geçilmesini diliyorum.

 

  • Bu tür projelerin daha yaygın ve daha çok insana ulaşılarak yapılmasını daha çok insanın bilgilendirilmesini sağlamak için Biga Ovası Sulama Birliği Başkanlığı ve Yeniçiftlik Köyü Muhtarlığı Olarak konu ile ilgili tüm projelere maddi ve manevi destek vermeyi taahhüt ederim.

Nejdet IRAK

Yeniçiftlik Köyü Muhtarı ve

Biga Ovası Sulama Birliği Başkanı

N.Atabay_1

Powering Communities Proje Uygulamasına İlişkin Raporumdur
Elektrik – Elektronik mühendisiyim. Van Büyükşehir Belediyesi VASKİ Genel Müdürlüğü’nde çalışıyorum. Daha önce yenilenebilir enerji ile ilgili özgün bir çalışmam olmadı. Ancak, gerek enerjinin toplumsal yaşamımızdaki yeri, gerek teknolojik gelişmelerle bağlantılı olarak enerjiye olan bağımlılığın artması, gerekse de uluslararası çapta birçok krizin ana düğüm noktasını oluşturması sebebiyle ülkelerin enerji politikalarına ve yeni enerji kaynaklarına ilişkin merakım ve ilgim giderek arttı. Kurum olarak enerji tüketimimizin fazla olması da bu alanda yeni, ekolojik ve ucuz enerji kaynaklarına yönelik arayışımı tetikleyen başka bir etmen oldu.
Yenilenebilir Enerji Birliği (EUROSOLAR Türkiye) öncülüğünde yenilenebilir enerji alanında pilot şehirler belirlenerek yapılan atölye çalışmaları ve daha sonra Danimarka’da yapılan teknik gezi, anlam yüklediğim, ülkemiz ve Van adına umutlandığım çabalar oldu. Kişi olarak bu çalışmada bulunmak benim için ayrı bir heyecan kaynağı oldu ve hakkıyla yerine getirilmesi gereken ağır bir sorumluluk altında olduğumu hissettim. Bu çalışmaları benimsememin ve heyecanla sahiplenmemin ana sebebi; yenilenebilir enerji kaynaklarının ucuz olması, daha kolay erişilebilir olması veya bu alandaki teknolojilerin hızla gelişiyor olması değildi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının ucuzlaması ve yaygınlaşması ile doğayı tahrip eden birçok eski enerji üretim biçimi ortadan kalkacak, ülkeler arası enerji savaşları anlamsızlaşacak, milyonlarca insanın sömürülmesinin ve yoksulluğa mahkûmiyetinin en azından bazı gerekçeleri yok olacaktı. Yenilenebilir enerji üretiminin toplumların sahiplenmesiyle yaygınlaşması durumunda devletler veya dev şirketler değil, toplumlar, topluluklar güçlenecekti. Bu bağlamda “Community Power” veya “Powering Communities” projesini mutlaka başarıya ulaştırılması ve pay sahibi olmam gereken bir proje olarak gördüm.
Danimarka’daki teknik gezide yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili (örneğin rüzgâr enerjisi ile ilgili) denenen teknolojiler ve sağlanan başarılar dikkat çekici ve umut vericiydi. Ama topluluk enerjisi uygulamaları çok daha heyecan vericiydi benim için. Özellikle kâr amacı gütmeyen kooperatifleşmeler, doğa dostu enerji üretiminde tüm insanların ortaklaşması ve bunu sahiplenme düzeyi çok anlamlıydı. Enerji zengini bir ülke olmamız itibariyle eğer bizde bu yaygınlaştırılabilirse hem ekonomik büyümede, hem doğamızın korunmasında, hem de toplumsal kültürümüzün daha ortaklaşmacı bir yapıya evirilmesinde önemli bir pay sahibi olabilirdi.
Şurası açıktır ki, şimdiden sonra hem ülkemizde hem de tüm dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim çok daha büyük bir hız ve ivme kazanacak; bu dönüşümün önünü hiçbir güç alamayacak. Bu doğrultuda yapılacak çalışmalar, önemli bir dönüşümde katalizör etkisi yapacaktır. Böyle bir etkide bulunmak elbette önemlidir. Fakat sadece yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimi sağlamak değil, bu alandaki tekelciliği bozarak, toplumları güçlendirerek dönüşümü sağlamak çok daha önemlidir. Şimdiden sonra yenilenebilir enerji alanında öncülük yapan kişi veya kesimlerin başarısının ölçütü, hangi bölgede ne kadar yenilenebilir enerji üretimini sağladıkları değil, toplulukların gücüyle bunu ne kadar sağladıkları ile ölçülmelidir, diye düşünüyorum. Özelde enerji, genelde tüm diğer alanlarda yaşanacak değişim ve dönüşümlerin tepeden, etkili ve güçlü odaklar eliyle değil, toplumun eliyle yapılması toplumu çok daha demokratik, üretken ve dünyayı çok daha yaşanılır kılacaktır.
Topluluk enerjisinin dünyada kültürel ve yönetsel olarak çok geri kalmış ülkelerde değil, ileri demokratik deneyimin yaşandığı ülkelerde açığa çıkması ve gelişmesi tesadüfi değildir. Topluluk enerjisi ile demokrasi birbirini besleyen, biri olmazsa diğeri yaşama şansı bulamayan iki alandır. Demokratik kazanımların kurumlaştığı ülkelerde yaşanan topluluk deneyimleri, otoriter veya totaliter sistemlerde aynı biçimde uygulanamaz, aynı başarıya ulaşamaz.
Yenilenebilir Enerji Birliği tarafından ülkemizde öncülük edilen yenilenebilir enerjiye yönelim çalışmasının ülkedeki otoriter sistem yönelimiyle aynı döneme denk gelmesi herhalde önemli bir şanssızlıktır. Bireyin ve sivil toplumun tümüyle güçten düşürüldüğü bir zeminde maalesef ne toplulukların güçlendirilmesinden ne de topluluk enerjisinden söz edilebilir. Toplum üzerinde yaşamın her alanında uygulanan yıkıcı baskıya rağmen insanların hiçbir şey yokmuşçasına yaşamlarına devam etme ve yenilenebilir enerjiye yönelimi öncelikli gündemleri arasına alma gibi bir beklentinin gerçekçi olmayacağı kanaatindeyim. Demokrasinin nefessiz kaldığı bir zeminde “Community Power” projesinin başarıya ulaşma şansını maalesef göremiyorum.
Yenilenebilir Enerji Birliği’nin şimdiden sonraki çalışmalarında her alandaki olumsuz gidişata rağmen mevcut durumu göz ardı ederek çalışmayı sadece teknik bir çalışma olarak ele alması durumunda kuşkusuz yine bazı ilerlemeler kaydedilecektir. Fakat bu durumda projenin toplumsal ayağı eksik kalacak ve bir “Community Power” projesi olmaktan çıkacaktır. Nitekim Danimarka gezisi sonrası yapılan yerel değerlendirme toplantılarında katılımcı profili önemli oranda değişmiş; sivil toplumu temsil oranı minimum seviyede kalmıştır. Şehrin idari, akademik veya ticari tepe noktalarında bulunanlar, adeta “bu çalışmaların bizim dışımızda ve bizi ana eksen olarak almadan yapılması abestir, bizsiz başarı şansı yoktur” türünden mesajlar vererek bölgenin ve ülkemizin genel fotoğrafını ortaya koymuşlardır.
Topluluk enerjisinin açığa çıkma imkânı bulacağı demokratik bir zemin umuduyla ve yeniden bir “Powering Communities” projesinde buluşmak dileğiyle çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Saygılarımla…

Elektrik Elektronik Mühendisiyim. Van Büyükşehir Belediyesi’nde proje çizim ve yapım işleri kontrolü olarak hizmet sunmaktayım. Tüm çalışmalarımda LED ürünler kullanılmakta ve enerji veriminden en iyi şekilde yararlanmak için tüketilen enerjiyi minimumda tutmayı amaçlamaktayım. Benim üniversite Bitirme tezim Güneş Evi Projesi ve ben güneş enerjisinin etkin kullanılmasını amaçlayan bu çalışmalara katıldım.

Danimarka’da yaptığımız teknik gezide birçok ısı ve / veya elektrik enerjisi üretimi yapan tesisi inceleme şansımız oldu. Bunlardan;

Isı ve / veya elektrik enerjisi elde edilen jeotermal enerji tesislerinin, Güneş enerjisi santrallerinin, Rüzgâr Türbinlerinin ve Biyogaz tesislerinin kurulma aşamalarına ve proseslerine dair mekanik bilgilerin yanında, her bir tesisin ayrı zaman dilimlerinde üretilen enerji miktarlarını, tesislerin çalışma şekli ve işletilmesi gibi teknik bilgiler edindik. Bununla beraber Danimarka’daki bu tür enerji tesislerinin kurulumunun yurttaşların ortaklaşarak ve kar amacı gütmeden kooperatifler eliyle yapıldığını ve kooperatife üye olan insanlar tarafından yönetildiğini öğrendik.

Powering Communities Öğrenimleri

  • Isı ve / veya elektrik enerjisi elde edilen jeotermal enerji tesislerinin, Güneş enerjisi santrallerinin, Rüzgâr Türbinlerinin ve Biyogaz tesislerinin kurulma aşamalarına ve proseslerine dair mekanik bilgilerin yanında, her bir tesisin ayrı zaman dilimlerinde üretilen enerji miktarlarını, tesislerin çalışma şekli ve işletilmesi gibi teknik bilgiler edindik.
  • Danimarka’daki bu tür enerji tesislerinin kurulumunun yurttaşların ortaklaşarak ve kar amacı gütmeden, kooperatifler eliyle yapıldığını ve bu tesislerin gelirlerinin halka ait olduğunu öğrendik
  • Enerji tesisi tüketim yapılan yere yakın kurularak bu tesisin çalışması için gerekli ham maddeye olan mesafe en aza indirilerek kayıp enerji miktarı, ulaşım masrafı, tüketim bedeli ve iletim maliyeti minimuma indirildi.

Van’da kullanılabilecek yenilenebilir enerji alternatifleri

  • Güneş Enerjisi
  • Biyogaz
  • Jeotermal Enerji

Van İli tarihine baktığımızda tarihi Urartu Devletinin Başkenti ve Güneşin doğduğu yer olarak tabir edilmektedir. Türkiye’nin Güneş haritasına baktığımızda ise Van’ın bir güneş enerji merkezi olduğunu görebiliriz. Bunun yanında yükseltinin de fazla olması bu şehri ayrıca çok büyük bir enerji potansiyeli haline getirmiştir. Fakat yenilenebilir çalışmalar yetersiz kalmaktadır.


Ulaşılması gereken paydaşlar

  • Enerji Dağıtım Şirketleri (VEDAŞ, VEPSAŞ, TEİAŞ)
  • Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, TKDK
  • Üniversite (YYÜ)
  • Belediyeler ve bağlı kuruluşlar (Büyükşehir Belediyesi, İlçe Belediyeleri, VASKİ)
  • STK’lar
  • Odalar (TMMOB, bağlı odalar vd.)
  • Meclisler (Halk meclisleri)
  • Kadın, Gençlik vd. Örgütler
  • Basın – yayın organları
  • DTK ve siyasi etkin siyasi partiler
  • Milletvekilleri
  • Ajanslar (DAKA vd.)
  • Sanayi kuruluşları ve odaları (OSB, Van TSO, VATBO vd.)
  • Kooperatifler

Toplumda yenilenebilir enerji ve enerjinin etkin/verimli kullanımı konusunda duyarlılık oluşturma çalışmaları

  • Eğitim
  • Öğrencilere dönük eğitimler
  • Milli Eğitim Müdürlüğü ile bağlantılı olarak okullarda verilecek seminer vb eğitsel etkinlikler
  • Halka dönük eğitimler
  • İlgili kurumlarla bağlantılı broşür, pankart, afiş vb. çalışmalar
  • Basın – yayın organlarında enerji tasarrufu ve yenilenebilir enerji kaynakları konulu programlar, kamu spotları

 

Pilot Uygulama Örneği

Örnek bir köy modelinin oluşturulması

  • Kooperatif oluşumu ve ilk etapta Güneş Enerjisi Santralinin kurulması

-Kendinizi kısaca tanıtınız:

1970 Isparta doğumluyum, Mehmet Akif ERSOY Üniversitesi/Elektrik ve Enerji mezunuyum,  Enerji sektörüne 01.12.1989 yılında Burdur ili Bucak İlçesi Karacaören köyünde bulunan Karacaören I HES (16×2=32 MW) da başladım. Soma eğitim merkezinde HES üzerine temel eğitim aldım, 6 aylık geçici bir süre ile Oymapınar HES (135×4=540 MW) da çalıştım. 1995 yılında Elektrik dağıtım sektörüne geçiş yaptım ve Elektrik dağıtım sektörünün değişik birimlerinde çalıştım. Özelleştirme nedeni ile 28 Mayıs 2013 ten bu yana AKDENİZ Elektrik Dağıtım Burdur İl Müdürlüğünün Şebeke Operasyonları Yöneticiliği görevini yürütüyorum.

-Kentinizde daha önce yenilenebilir enerji ile ilgili farkındalık düzeyi nasıldı?

Kentimizde yenilenebilir enerji üzerine GES tesisleri ticari boyutta yeni atılımlar kazanmaktadır. Ayrıca 2016 yılı içerisinde toplumların güçlendirilmesine yönelik Burdur ili Çeltikçi ilçesi Kuzköy’de 354 KW lık kooperatif GES tesisi bulunmaktadır, burası tamamen üyelerin yararına tesis edilmiş yenilenebilir enerji tesisidir.

-Yenilenebilir enerji ile ne kadar ilgiliydiniz? Varsa yaptığınız çalışmaları yazınız.

Elektrik dağıtım sektörünün Burdur ili Şebeke Operasyonları yetkilisi olarak yenilenebilir enerji kaynakları konusunda; bölgemize tesis edilecek üretim tesislerinin bağlantı görüşleri, test çalışmaları için enerjilendirme ve geçici kabul çalışmalarına katılmaktayım.

-Yenilenebilir enerji ile ilgili Danimarka’da gördükleriniz sizi nasıl etkiledi?

Yenilenebilir enerji ile ilgili Danimarka’da gördüklerimiz, özellikle alternatifli (RES+GES+ BİYOGAZ) yenilenebilir enerjinin oluşu bir ülkede olabilecek bir devrim niteliğinde idi, Burdur ilimiz ile karşılaştırma yaptığımızda ise Biyogaz üzerine Burdur’da olan kaynakların Danimarka ya göre çok daha fazla oluşunun tespiti yönünde idi.

-Kentinizde yapılan yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kentimizde yapılan, Yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmalar ise özellikle GES ve Biyogaz üzerine potansiyel kaynak olan kırsal bölgelerin kalkınmasına yönelik, tamamen projenin tanımına uygun toplumların güçlendirilmesini hedefleyen bir çalışmadır.

-Bundan sonra kentinizde bu konuda hangi adımlar atılmalı?

Burdur merkeze bağlı kırsal 2 adet bölgede Biyogaz enerji üzerine fizibilite çalışmalarına başlanılmalıdır.

-Bu proje kapsamında neler öğrendiniz?

Yenilenebilir enerji için gerekli kaynakların ilimizde fazlası ile mevcut olduğunu, bu kaynaklar ile özellikle kırsal bölgede yaşayan toplumun daha da güçlendirilebileceğini öğrenmiş olduk.

-Yenilenebilir enerjinin geleceği hakkında düşüncelerinizi yazınız.

Yenilenebilir enerji kaynakları konusunda GES için (güneş) ve RES için (rüzgâr) tamamen bedava diyebileceğimiz bir kaynak olup, geçilmesi durumunda enerji üretimi noktasında ekonomik yönden çok düşük maliyet, temiz çevre, temiz hava, az hastalık, az hastane anlamına geleceğini düşünüyorum.

-Kentinizde bu projeden sonra yapmayı düşündüğünüz veya destek vermek istediğiniz bir projeniz var mıdır?

Yenilenebilir enerji konusunda, Burdur ilimizde özellikle kırsal bölgelerde toplumların güçlendirilmesine yönelik her türlü projede gönüllülük ilkesine dayalı olarak var olduğumu ifade etmek isterim.

Saygılarımla.05.01.2017

yurdagül

-Kendinizi kısaca tanıtınız:

Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde öğretim elemanıyım. Aynı zamanda Fırat üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümünde Doktora yapmaktayım.

-Kentinizde daha önce yenilenebilir enerji ile ilgili farkındalık düzeyi nasıldı?

Kentimiz yenilenebilir enerji türlerinden biri olan güneş enerjisi ile yıllardır tanışmış durumdadır. Geçmişten gelen bir uygulama olan güneşten su ısıtma yoluyla faydalanmanın yanı sıra, güneş enerjisinden elektrik enerjisi elde etme uygulamaları da son on yıldır kentimizde yapılmaktadır.

-Yenilenebilir enerji ile ne kadar ilgiliydiniz? Varsa yaptığınız çalışmaları yazınız.

2007- 2009 yılları arasında yüksek lisans çalışmasında ilgilenmeye başladım. Tez konum güneşten elektrik eldesi ile bir asenkron motorun hız kontrolünü gerçekleştirmek idi. Böylece tarımsal sulamada yapılabilecek örnek bir uygulama çalışması için yol gösterici olmuştu.

-Yenilenebilir enerji ile ilgili Danimarka’da gördükleriniz sizi nasıl etkiledi?

Danimarka’da en çok etkilendiğim şey, üretimde sadece doğal kaynakları bakımından zengin olan rüzgârdan değil güneşten ve biyoenerjiden de faydalanmalarını izlemek oldu. Yenilenebilen her enerjiden gerek ısı gerek elektrik üreterek tek yönlü üretim yerine çok yönlü üretim gerçekleştirmeleri her bölgeye örnek olmalıdır.

-Kentinizde yapılan yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Umut verici ama yeterli değil. Çünkü kentimizde yüksek kapasiteli güneş enerji santralleri gerçekleştirilebileceği gibi aynı zamanda biyoenerji tesisleri de bol miktarda yapılabilir. Hatta kentin bazı bölgelerinde rüzgâr santralleri kurulabilir. Bu bağlamda kentimizde tanışmış olduğumuz güneşten elektrik eldesi çalışmaları sevindiricidir. Fakat yeterli değildir.

-Bundan sonra kentinizde bu konuda hangi adımlar atılmalı?

Ekte Diyarbakır için genel tanıtım ve öneriler mevcuttur.

-Bu proje kapsamında neler öğrendiniz?

Doğa bize yaşantımız için gerekli olan bütün ihtiyaçlarımıza cevap verecek güce sahiptir. Yeter ki bizler temiz enerji elde edip doğayı kirletmeyelim. Danimarka yaşadığı savaş dönemi sonrası krizi (enerjide dışa bağımlılık, kalitesiz enerji gibi) kendi öz kaynaklarını kullanarak çözmeye başlamış. Çevre dostu enerji kaynakları ile enerjisini üretmeye başlamıştır. Bu teknik gezi ile kendi ülkemizin zenginliklerinin farkına varıp çok şey yapılabileceğini öğrendik.

 

-Yenilenebilir enerjinin geleceği hakkında düşüncelerinizi yazınız.

Zaman içerisinde tek çözüm yolunun yenilenebilir enerji kaynakları ile enerji üretmek olduğunu her kesimin kabul edeceği kanaatindeyim.  İnsanlar internet teknolojisi ile tanıştılar. Bu ister istemez herkesi zaman içerisinde kendi enerjimi kendim üretebilirim düşüncesine götürecek. Bununla birlikte yöneticilerimiz de temiz enerjiye yönelirken vatandaşları da öncelikle enerjiyi etkin ve verimli kullanmaları hakkında bilinçlendirip, mutlaka herkesin katılımı ile yenilenebilir enerji kullanımı artacaktır.

-Kentinizde bu projeden sonra yapmayı düşündüğünüz veya destek vermek istediğiniz bir projeniz var mıdır?

Dicle Üniversitesinde mevcut durumda bir güneş enerji santrali bulunmaktadır.2. Etap güneş enerji santrali yapmak için proje hazırlama aşamasındadır. Üniversite dışında kentimiz için yapılabilecek her projeye katkı sunmayı isterim.

-Kendinizi kısaca tanıtınız:

Sakarya Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde Lisans eğitimimi 2001 yılında ve master eğitimimi 2008 yılında tamamladım. Hali hazırda aynı bölümde Doktora eğitimine devam etmekteyim.

Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı Van Yatırım Destek Ofisi Koordinatörlüğü görevini sürdürmekteyim. Van İli’nin yenilebilir enerji yatırımlarında ilerleme kaydetmesi ve mevcut potansiyelini harekete geçirmesi için birçok faaliyet gerçekleştirmekteyiz.

 

-Kentinizde daha önce yenilenebilir enerji ile ilgili farkındalık düzeyi nasıldı?

Ajansımızın düzenlemiş olduğu Yenilenebilir Enerji sempozyumları ve lisansız elektrik üretimine yönelik mali destek programı uygulamış olması sebebiyle İlimizde temel seviyede bir farkındalık mevcut idi. Bu farkındalığı toplumun geniş kesimine yaygınlaştırmak için daha çok çalışma yapılması gerekmektedir.

 

-Yenilenebilir enerji ile ne kadar ilgiliydiniz? Varsa yaptığınız çalışmaları yazınız.

Yenilenebilir enerji alanında 2010 yılında Türkiye’nin ilk en büyük off-grid GES projesi olan Akdamar Adası GES ve Led Aydınlatma, 2011 yılında Tunceli Pertek Kalesi Off-Grid GES ve Led Aydınlatma Projelerinin koordinatörlüğünü ve mühendisliğini yaptım. Van İli’nde gerçekleştirilen 3 adet yenilenebilir enerji sempozyumunun koordinatörlüğünü yaptım. Mikro HES, Güneş Enerjisi Sektörel Analiz Raporlarını hazırladım. Halihazırda Kalkınma Ajansında yenilenebilir enerji yatırımlarında yatırımcılara mevzuat vb. konularda ücretsiz danışmanlık ve teknik destek sağlamaktayım.

 

-Yenilenebilir enerji ile ilgili Danimarka’da gördükleriniz sizi nasıl etkiledi?

Danimarka programına katılmadım.

 

Kentinizde yapılan yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son 5 yılda Ajansımız aracılığı ile Van’da sempozyum, mali destek programı vb. birçok faaliyet gerçekleştirildi. Ancak bu faaliyetlerin diğer kurum ve kuruluşlar tarafından da gerçekleştirilmesi ve yaygınlaştırılması kentimize büyük yarar sağlayacaktır. Güvenlik sorunları ve yerel sermaye yetersizliği sebebiyle bölgede yenilenebilir enerji yatırımları istenen seviyenin çok altındadır. Lisansız yenilenebilir enerji yatırımlarında yapılan başvurular henüz uygulamada kendini gösterememiştir.

 

-Bundan sonra kentinizde bu konuda hangi adımlar atılmalı?

Öncelikle bölgede güvenlik sorunlarının aşılması gerekmektedir. Özellikle GES yatırımlarına yönelik 2015 yılında başvurusu yapılan Van Güneş Enerjisi İhtisas Endüstri Bölgesi Projesi’nin bir an önce Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Farkındalık oluşturmaya ve bilgilendirmeye yönelik organizasyonlar daha yoğun gerçekleştirilmeye devam edilmelidir.

 

-Bu proje kapsamında neler öğrendiniz?

Bilgilendirme toplantılarında yapılan sunumlarla bilgi seviyemi arttırdım. Diğer paydaşlarla tanışma ve işbirliği yapma fırsatı yakaladım. Ajansımızın yaptığı çalışmaları sunma ve tanıtma fırsatı yakaladım.

 

-Yenilenebilir enerjinin geleceği hakkında düşüncelerinizi yazınız.

Elektrik enerjisi üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının gelecekte tamamen fosil yakıtların yerini alacağını ve %100 yenilenebilir enerjiye geçiş sağlanabileceğine inanmaktayım. Türkiye’nin mevcut HES, GES, RES, biyogaz, biyokütle, jeotermal, dalga enerjisi vb. potansiyelinden maksimum düzeyde istifade etmesi için mevzuatta ve bürokraside kolaylaştırma ve sadeleştirme işlemlerini yapması, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına paralel olarak teknoloji üretimini de büyük önem vermesi gerekmektedir.

 

-Kentinizde bu projeden sonra yapmayı düşündüğünüz veya destek vermek istediğiniz bir projeniz var mıdır?

Van Güneş Enerjisi İhtisas Endüstri Bölgesi projesini Van’a kısa vadede kazandırmak benim ve Ajansımızın en büyük hedefidir.

1-Kendinizi kısaca tanıtınız.

Ben Şevket AKSÖZ. 1967 yılında Burdur İl’inin Kozluca Köyünde doğdum. Ortaokul mezunuyum. 14 yaşından itibaren çalışmaya yaşamının içindeyim. İnşaat, ekmek fırını işletmeciliği, tarım ürünleri ticareti, nakliye ve en son kırmızı et sektöründe bulunmaktayım. 1999-2009 yılları arasında 2 dönem Belediye Başkanlığı ve aynı dönem de 11 yerleşim yerinden oluşan Sulama Birliği Başkanlığı görevinde bulundum

2-Kenditinzde daha önce yenilenebilir enerji ile ilgili farkındalık düzeyi nasıldı.

Kentimizde yakın zamana kadar yenilenebilir enerjiye karşı çok bir ilgi yoktu. Küçük çaplı ovada, dağda yaşayan elektrik şebekesine ulaşımı olmayan insanların kurdukları küçük güneş panelleri vardı.

3-Yenilenebilir enerji ile ilgili ne kadar ilgiliydiniz? Varsa yaptığınız çalışmaları yazınız.

Şahsen benim yenilenebilir enerjiyle çok bir ilgim yoktu. O yüzden aktif bir çalışmam olmadı.

4-Yenilenebilir enerjiyle ilgili Danimarkada’da gördükleriniz sizi nasıl etkiledi?

Yenilenebilir enerjiyle Danimarkada’da gördüklerim benim bakış açımı %100 değiştirdi. Yani bilmediğim bir dünyayı gördüm, farkettim. Beni en çok etkileyen topluluk enerjisi ve bölgesel ısıtmalar oldu. Küçük bir yerleşim yerinde veya çiftliklerde insanların, enerjiye şebeke yoluyla ulaşıyor olmadıydı.

5- Kentinizde yapılan yenilenebilir enerji ile ilgili çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kentimizde bu projeden sonra yaptığımız çalışmalar oldu. Toplumun farklı kesimlerinin karkındalığı artırmak için toplantılar yapıldı. Mehmet Akif Ersoy üniversitesinin hayvancılık odaklı bir projesine, hayvansal atıkların değerlendirilmesi ve verimliliği adıyla bir başlık oluşmasına sebep olduk.

6-Bundan sonra kentinizde bu konuda hangi adımlar atılmalı?

Benimde doğduğum 2 dönem Belediye Başkanlığı yaptığım Kozluca’da, Ülkemizin ve yaşayanların ekonomik durumu elverirse, altyapılarıyla ilgili dönüşüm sorunları giderilebilirse, biyogaz+ges çalışması yapıp, bölgesel ısıtma konusunda etkin çalışmak istiyorum.